İSTANBUL / ÖZEL HABER – İstanbul Pendik’in sokaklarında 50 yıldır kesilmeyen bir Ekmek kokusu var: Muhammed Usta’nın fırınından yükselen taze ekmek kokusu. 1960 yılında Çatalca’da başladığı meslek hayatını, 1975’ten bu yana Pendik ve Alt Kaynarca mahallesinde sürdüren Muhammed Usta, sadece bir esnaf değil, aynı zamanda mahallenin "babası" ve dayanışmanın simgesi haline geldi.
Rize Çayeli’nden kopup gelen ve ömrünü un çuvalları arasında tüketen Muhammed Usta, fırıncılığı ticaretten öte bir kamu hizmeti olarak görüyor. Kapısına gelen hiç kimseyi eli boş göndermediğini belirten Usta, gönül zenginliğini şu sözlerle ifade ediyor:
"Elli yıldır bu halkın ekmeğini yoğuruyoruz. Kapımıza gelip ‘param yok’ diyen kimseyi bugüne kadar geri çevirmedik. İhtiyacı olanın her zaman yanında olduk, çünkü biz bu mesleği dedemizden böyle gördük."
Muhammed Usta, bu onurlu mesleği sürdürmenin her geçen gün zorlaştığının altını çizerek, devlet büyüklerine sesleniyor. Fırıncıların stratejik bir üretim yaptığını vurgulayan Usta, esnafın omuzlarındaki yükün hafifletilmesi gerektiğini savunuyor.
"Biz de Destek Bekliyoruz" Ekmek üretiminin zor şartlar altında, gece gündüz demeden devam ettiğini belirten Muhammed Usta, taleplerini şu başlıklarla dile getiriyor:
İstihdam Yükü: "Bir fırında en az 10-15 kişi ekmek yiyor. Maaşlar, sigorta primleri ve enerji giderleri bizleri nefes alamaz hale getirdi."
Eşit Teşvik Talebi: "Devletimiz çiftçiye, sanayiciye, esnafa nasıl destek veriyorsa; temel gıda maddesi olan ekmeği üreten fırıncıya da aynı hassasiyeti göstermeli."
Zor Şartlarda Üretim: "Kar, kış, çamur demeden halkın en temel ihtiyacını karşılıyoruz. Mağdur olmamamız için fırıncı esnafına özel bir destek paketi şart."
Modern dünyaya inat, Ahilik kültürünü Pendik’te yaşatan Muhammed Usta, yıllardır sürdürdüğü "Askıda Ekmek" kampanyasıyla toplumsal dayanışmanın en güzel örneğini sergiliyor. Müşterilerin bağışlarından bağımsız olarak, fırının kapısı her daim ihtiyaç sahiplerine açık kalıyor.
Muhammed Usta, "Dededen Toruna" ulaşan bu mesleğin ölmemesi için mücadele veriyor. Ancak sektördeki maliyetlerin bu şekilde devam etmesi halinde, bu kültürel mirasın geleceğinden endişeli. Usta’nın tek bir dileği var: Emekçi fırıncının elinden tutulması ve bu kutsal ocağın sönmemesi.