Tuzla’da "Mavi Mirasın Kıyısında Bir Kent Vizyonu" başlıklı söyleşi düzenlendi. Söyleşide; tarihiyle ve tersaneleriyle öne çıkan Tuzla’nın, denizci kent vizyonu doğrultusunda nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiği etkinliğin ana gündemini oluşturdu.
Tuzla Belediyesi tarafından Tuzla Kent Müzesi’nde gerçekleştirilen söyleşide denizcilik kültüründen kent planlamasına uzanan geniş bir perspektifte önemli tartışmalara sahne oldu. Moderatörlüğünü Tuzla Belediyesi Denizcilik ve Tersaneler Koordinatörü Gazeteci Gökhan Karakaş’ın üstlendiği programda, Emekli Deniz Kurmay Albay Ali Rıza İşipek konuşmacı olarak yer aldı.
“60 ülkeye gittim ve denizcileşen bütün ülkelerde şunu gözlemledim; yerel halk denizcileşirse kent de denizcileşiyor. Tuzla'da da bu kumaşı görüyorum. Türkiye'nin denizci başkenti olabilecek özelliklere sahip bu kent, eğitim kurumları, tersaneleri, sivil denizciliği ve denizci ruhunu taşıyan Tuzlalılarla bu hedefe kolayca yürüyecektir. Bunun için deniz ve su sporlarını yaygın hale getirmeli, tekne barınaklarını artırmalı, özellikle insanların denize erişiminin ilk aşaması olan rampa sorunu halledilmeli. Yani insanlar deniz araçlarını kolayca, zahmetsiz ve ücretsiz denize bırakarak denizcileşebilir. Önce rampa konusunun, ardından barınma yerinin halledilmesi en önemli aşamalardan biridir. Coğrafi olarak Tuzla'ya bahşedilen bu zengin kıyılar, Tuzla'nın denizcileşmesi için de önemli bir basamak olarak görülebilir. Bir kenti denizci yapan sadece kıyısının olması değildir. O kentte yaşayan insanların denizle kurduğu ilişki belirleyicidir. Tuzla bu anlamda çok güçlü bir potansiyele sahip” dedi.
Denizcilik kültürünün küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini vurgulayan İşipek, eğitim boyutuna da özel bir parantez açtı. “Çocuklarımızı denizle tanıştırmadan, denizci bir toplum inşa edemeyiz. Okullarda verilecek eğitimler, kulüp faaliyetleri ve yerel yönetimlerin destekleyici projeleri bu sürecin temelini oluşturur” diye konuştu.
Etkinlikte ayrıca sürdürülebilir kıyı kullanımı, çevre bilinci, gençlerin denizcilik sektörüne yönlendirilmesi ve yerel yönetimlerin bu süreçteki rolü gibi başlıklar da ele alındı. Katılımcılar, söyleşi boyunca yönelttikleri sorularla programa aktif şekilde dahil olurken, özellikle gençlerin denizcilik alanına ilgisinin artırılması gerektiği konusunda ortak bir görüş oluştu.





