15 Temmuz 2016’da Türkiye’nin yaşadığı kara gecede, henüz çocuk ya da genç olan onlarca kişi, vatan savunusu için canlarını feda etti.
Bu kahramanlar arasında, 14–17 yaşları arasındaki gençler ve çocuklar da yer alıyor; yaşları hayalleriyle örtüşen bu evlatlar, darbe girişimini durdurmak için sokağa çıkarak tarihe adlarını altın harflerle yazdırdı.
ENGİN TİLBAÇ – 16 YAŞINDAYDI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısına kulak verip tankları durdurmak için Baştabya önüne giden Engin Tilbaç, o tarihi gecede tankın altında kalarak şehit oldu. Ailesi, üç gün süren tedirgin bekleyişten sonra cenazesine kavuştu.
ÖZGÜR MUSTAFA KARASAKAL – 17 YAŞINDAYDI
17 yaşındaki Özgür Mustafa Karasakal, Genelkurmay Başkanlığı’nın önünde helikopterden açılan ateş sonucu şehit oldu. Vurulduktan sonra 40 dakika ambulans bekleyen Karasakal, babası ve iki kardeşinin gözleri önünde şehit oldu.
ÖZGÜR MUSTAFA KARASAKAL – 17 YAŞINDAYDI
17 yaşındaki Özgür Mustafa Karasakal, Genelkurmay Başkanlığı’nın önünde helikopterden açılan ateş sonucu şehit oldu. Vurulduktan sonra 40 dakika ambulans bekleyen Karasakal, babası ve iki kardeşinin gözleri önünde şehit oldu.
MUTLU CAN – 17 YAŞINDAYDI
Darbe girişiminin yaşandığı gece İstanbul’da sokağa çıkan Mutlu Can, henüz 17 yaşındaydı. Bayrampaşa’da bulunan Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önünde vatanını savunurken darbecilerin açtığı ateşle şehit düştü. Lise öğrencisiydi, arkadaşları onu güler yüzlü, yardımsever bir genç olarak hatırlıyor. Genç yaşında gösterdiği cesaretle, 15 Temmuz’un unutulmaz simgeleri arasında yerini aldı.
UHUD KADİR IŞIK – 17 YAŞINDAYDI
Sabah Kara Harp Okulu sınavını kazandıktan sonra akşama kadar bekleyen Uhud Kadir, Meclis önünde yaralılara yardım için gitti. Sırtını siper ederek insanları korumaya çalışırken helikopter ateşiyle şehit düştü.
H. İBRAHİM YILDIRIM – 15 YAŞINDAYDI
Bayrampaşa Emniyet Müdürlüğü önünde, babasıyla birlikte sokağa çıkan Halil İbrahim, yaşanan çatışma sırasında başına isabet eden kurşunla şehit oldu. Daha o gün tamamlayamadığı hayalleri vardı: “İleride başka ülkelere gezmeye giderdik” diyen kardeşinin bugünü hâlâ özlemle hatırladığı bu küçük kahraman, Türkiye’nin en genç şehitlerinden biri oldu.
ABDULLAH TAYYİP OLÇOK – 16 YAŞINDAYDI
15 Temmuz gecesi vatanına, milletine ve bayrağına sahip çıkmak için babası Erol Olçok’la birlikte köprüye koşan Abdullah Tayyip Olçok, 2 mermiyle vuruldu ve henüz 16 yaşında şehadete kavuştu.
MAHİR AYABAK – 17 YAŞINDAYDI
Lise öğrencisi Mahir Ayabak, İstanbul Bayrampaşa’daki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önünde darbecilere karşı direnirken şehit oldu. Geleceğe dair birçok hayali vardı; o gece babasının uyarılarına rağmen “Ben de gidiyorum” diyerek evden çıkmıştı. Henüz 17 yaşındaydı ama vatan sevgisi yüreğinde çok büyüktü. Kurşunların hedefi olan Mahir, Türkiye’nin en genç demokrasi şehitlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
15 Temmuz 2016, Türkiye’nin demokrasi tarihine altın harflerle yazılan bir destanın, aynı zamanda büyük bir acının yıldönümü.
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) hain darbe girişimine karşı vatanını canı pahasına savunan 250 şehit, geride unutulmaz hikayeler ve ailelerine söyledikleri yürek burkan son sözler bıraktı.
Bu kahramanlar, son günlerinde sevdiklerine vatan sevgisini, kararlılığı ve inancı miras bırakarak meydanlara koştu. İşte, 15 Temmuz şehitlerinin aileleriyle geçirdikleri son anlarda söyledikleri, gözyaşlarıyla anılan o anlamlı sözler ve hikayeler…
ÖMER HALİSDEMİR
15 Temmuz hain darbe girişiminde, gözünü kırpmadan ilk kurşunu sıkarak kahramanlık destanı yazan Astsubay Ömer Halisdemir ile komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı arasındaki son diyalog şöyle gerçekleşti
Zekai Aksakallı: Ömer; Tuğgeneral Semih Terzi vatan hainidir, isyancıdır. Onu, karargâha girmeden öldür! Bunun sonunda şehâdet var. Hakkını helâl et.
Ömer Başçavuş: Baş üstüne komutanım, hakkım helâl olsun. Siz de helâl edin...
Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakallı’nın koruma astsubayı olan Halisdemir, Aksakallı’dan aldığı bu emrin ardından Özel Kuvvetler binasına girmek isteyen darbeci askerlerin başındaki isim, Tuğgeneral Semih Terzi’yi vurarak öldürdü
EROL OLÇOK
Erol Olçok, 1993 yılından itibaren Recep Tayyip Erdoğan ile omuz omuza çalışmış, özellikle AK Parti’nin kuruluşundan itibaren reklam, kurumsal tanıtım ve organizasyon alanlarında önemli katkılar sunmuştu.
15 Temmuz gecesi darbe girişimini öğrenen Olçok, vakit kaybetmeden meydanlara koşmak için hazırlıklara başladı.Altunizade’deki evinden çıkarken oğlu Abdullah’a, annesi ve kardeşleriyle kalmasını tembihledi.
Ancak Abdullah Tayyip, babasının sözünü dinlemeyerek, “Sen nereye, ben oraya!” dedi. Bunun üzerine baba ve oğul, darbecilere karşı durmak için birlikte yola koyuldu.
Erol Olçok ve oğlu, ilk olarak Altunizade’ye ulaştı. Olçok, sokaklara dökülen vatandaşlara, “Bu vatan bizim, kimse bu vatanı bizden alamaz. Köprüde sorun büyük arkadaşlar, orayı almamız lazım” diyerek yüreklendirdi.
Boğaziçi Köprüsü’ne doğru ilerleyen kalabalık giderek büyürken, Erol Olçok gençlerle birlikte en ön saflarda yer alıyordu.
MUSTAFA CAMBAZ
“Başkomutan Erdoğan'ın isteği ve emriyle sokağa çıkıyoruz”
Mustafa Cambaz, 15 Temmuz akşamı arkadaşlarıyla Çengelköy'de oturuyordu. Eve döndüğünde oğlu Beylerbeyi'nde askerlerin yol kestiğini, bir şeyler olduğunu söyledi ve bunun üzerine konuşup tartıştılar. Mustafa Cambaz başta ciddiye almadı olanları, bunu da arkadaşlarını arayarak “Abi yanımızda darbe oluyormuş haberimiz yok” ifadeleriyle dile getirdi.
Daha sonra televizyondan izledikleri üzerine işin ciddiyetini anladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Meydanlara inin" çağrısının hemen ardından sosyal medya hesabından “Kalkışmayı yapanlar kalktıkları gibi oturamamalı. Hatta hiç oturamamalı. Başkomutan Erdoğan’ın isteği ve emriyle sokağa çıkıyoruz” yazarak dışarı çıktı.
İLHAN VARANK
AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank’ın ağabeyi Prof. Dr. İlhan Varank, 15 Temmuz gecesi önce Vatan Caddesi’ne yöneldi. Oradaki direnişin başarıyla sonuçlanması ve darbecilerin teslim olmasından sonra, hiç tereddüt etmeden İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne geçti. Belediye önünde darbecilerin halka açtığı ateş sonucu vurularak şehit düştü
“Burası Çanakkale’dir”
Darbeciler ele geçirdikleri İBB'nin Başkanlık Girişi önünde halkı hedef alarak ateş etmeye başladı. Her sıkılan kurşunda bir kişi yere düştü. Etrafındaki insanlara ağabeylik yapıp onları koruyan Varank, gençlere ateş edilen yerleri göstererek uyardı. Prof. Dr. İlhan Varank, “Burası Çanakkale'dir” diye bağırdığı sırada darbecilerin sıktığı kurşunla yer düştü. Yarası ağırdı ama o pes etmedi, etrafındaki insanlara “Sakın korkmayın” dedi. Varank’ı hemen bir arabaya bindirip hastaneye gönderdiler. İlhan Hoca hastanede şehit düştü.
İlhan Varank’ın vurulduğu yerde kalan telefonu, kısa bir süre sonra çaldı. Yardım ettiği gençlerden biri telefonu açtı ve "Ağabey, bu telefonun sahibi çok yiğit biriydi, az önce vuruldu, götürdüler" dedi.
LOKMAN BİÇİNCİ
15 Temmuz Şehidi Lokman Biçinci, Kahramankazan’da darbeye direnmek için meydanlara indi. Evden çıkmadan önce ailesine karşı hayattaki son sözleri ise “Siz çayı demleyin ben hemen geleceğim” oldu.
Şehit ablası Ayten Doğulu, şehidin darbe olduğunu televizyonda öğrenmesinin ardından kapının oraya üzerine beyaz kıyafet giyerek gittiğini belirterek, “Üzerindeki beyaz bir kıyafetle bize el salladı ve ‘Siz çayı demleyin ben hemen geleceğim’ dedi. Biz 11 kardeşim, şu an da 9 kardeşiz. Şehit ablası olmaktan gurur duyuyorum. Sonra saat 06.00’da anneme bir telefon geldi ve ‘Hastaneye gelin’ dediler. Annemle hastaneye gittik ve bize ‘Morga inin’ dediler. Sonra morga indik ve üzerindeki şeyi kaldırınca oğlan kardeşim olduğunu gördüm. Gözleri açık bir şekilde, bembeyaz, gülümsüyor yüzümüze” dedi.
NİYAZİ ERGÜVEN
Sur'da gazi olan polis memuru Ergüven, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan hava saldırısında "Vatanımı size bırakmayacağım şerefsiz hainler." dedikten sonra şehadet şerbetini içti.
FATİH KALU
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Fatih Kalu, 15 Temmuz hain darbe girişimini öğrenir öğrenmez vatanını savunmak için Ankara'da sokağa çıktı. İlk olarak Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) binası önüne sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçti. Burada FETÖ'cü hainlerin helikopterden açtığı ateş sonucu vurularak şehit düştü.
Şehit babası Erdal Kalu ise; oğlundan habersiz gece boyunca Genelkurmay Başkanlığı önünde kurşunlara aldırış etmeden yaralıları taşıdı.
Erdal bey darbe girişimi günü yaşananları şu şekilde anlattı:
"15 Temmuz darbe girişimi günü ise annesine 'Ben de gideceğim. Vatan elden gidiyor. Hakkını helal et' deyip çıkmış dışarı. Yolda mahalle sakinlerine seslenip 'Siz de sokağa çıkın şehit olmaya gelen yok mu?' demiş. Sokağa çıktığını öğrenince oğlumu aradım ama telefonu açmadı. Askere gidecek olan oğlum 15 Temmuz'da helikopter atılan kurşunla şehit oldu. Çocukluktan beri şehit olmak isterdi.
Şehitlik makamına erişti. Kahramanlık yapmış külliyede, onu görenler anlatıyor. Külliyedeki havuzda abdest almışlar, kaldırımları sökük helikoptere doğru atmaya kalkmışlar. Çıkar mı helikoptere taş? Gitmez değil mi? Bu içindeki imandan, vatan aşkı olduğu için hep."
MUHAMMED YALÇIN
15 Temmuz gecesi Türkiye'nin üzerine çöken o karanlıkta, milyonlar gibi o da sokağa koştu. 22 yaşındaki vatansever genç sporcu Muhammet Yalçın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısını duyar duymaz 4 arkadaşıyla birlikte evden fırladı. Ankara'nın karanlık gecesinde, hedefi belliydi:
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin önü. Babası Selahattin Yalçın, televizyon başında gözyaşlarıyla izliyordu olup biteni. Oğluyla telefonda konuştu,yalvardı: "Oğlum bomba atıyorlar, dön geri." Ama aldığı cevap yüreğini dağladı: "Baba, vatan elden gidiyor! Ben şehit olacağım..."
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, saat 06.10'da son kez konuştu babasıyla. Sesinde bir heyecan vardı, bir de kararlılık. "Baba, çok yakınımıza bomba attılar." dedi. Ardından büyük bir patlama duyuldu telefonda... Sonra ayak sesleri... Sonra sessizlik.
Muhammet Yalçın, Külliye'nin önünde F-16'dan atılan bombanın 10 metre yakınına düşmesiyle şehit oldu. Güvenlik kameralarına yansıyan o anlarda, yere yığıldığı ve helikopter ateşine hedef olduğu görüldü.
Milletin gözyaşı, ümmetin duasıyla toprağa uğurlandı. Memleketi Karaman'da bir okula ismi verildi: "15 Temmuz Şehit Muhammet Yalçın Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi."
FIRAT BULUT
Polis memuru Fırat Bulut (30), Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminde Genelkurmay Başkanlığı önündeki çatışmada darbecilere direndi, 281 mermi sıktı ve ardından şehit olduPolis memuru Fırat Bulut (30), Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminde Genelkurmay Başkanlığı önündeki çatışmada darbecilere direndi, 281 mermi sıktı ve ardından şehit oldu.
Oğlunun 15 Temmuz darbe girişimi gecesi görevde olduğunu söyleyen baba Bulut, "Oğlum şehadet şerbetini yudumladığında 30 yaşından yeni gün almıştı. Darbe girişim gecesi görevdeydi. Gece saat:23.00 sularına kadar irtibattaydık.
En son konuştuğumuzda, 'Oğlum dikkat et' dedim. Oğlum da bana, 'Baba vatanı olmayanın namusu olmaz. Vatan elden gidiyor, bir Fırat gitmiş çok mu?' dedi.
Bu görüşmeden sonra daha irtibat kuramadım. Sabah saat: 06.00 gibi şehadet haberini aldım. Oğlum normalde Uludağ Üniversitesi Maliye Bölümü'nü kazanmıştı, kaydını yaptırdığımız halde gitmedi. Yedekten polisliği kazanmıştı. Annesine, 'Belki ben de şehit olurum diye polisliği seçtim' demiş. Şehadetinden bir gün önce amcasının oğluna, 'Ben şehit olacağım. Siz kendiniz düşünün' demiş" ifadelerini kullandı.
SERHAT ÖNDER
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında "darbe gerçekleşmesin diye uğraşacağız, kendimizi göstereceğiz" diyerek eşi ve çocuklarını da yanına alıp Genelkurmay Başkanlığının önüne giden şehit Türk Kızılayı Küçükesat Şube Başkanı Serhat Önder'in, jet sesleri nedeniyle korkan oğluna son sözü "korkma oğlum" oldu.
Kaynak : Haber7












Etiketler
15 Temmuz 2016’da Türkiye’nin yaşadığı kara gecede henüz çocuk ya da genç olan onlarca kişi vatan savunusu için canlarını feda etti.