Ugur Gençer
  11-11-2023 12:17:00

Makamların emanet olduğunu unutmayın!

Makamların emanet olduğunu unutmayın!
Bulunduğu makamda Devletin sunduğu tüm imkanları seferber ederek
vatandaşa en iyi hizmeti sunanların yeri elbette ayrıdır.
Devlet imkânlarıyla caka satanlar da tıpkı baba parasıyla hava atanlar gibidir.
Allah ne oldum delisi olan ezik cakacılarla yolumuzu kesiştirmesin.
Hüküm de mülk de Allah’ındır.
Bu sözü söylemek yerine günlük hayatta uygulayabilmek önemlidir.
Ancak kalp başka ağız başka
Beden başka ruh başka olmamalıdır.
Hani o kasım kasım kasıldığınız emanet makamlar insanlara hizmet etmek
içindir.
Siyaset yapıyor olabilirsin, siyasi gücünle bulunduğun konumda olabilirsin ancak
unutma bugün varsın yarın yoksun
Emrinde birçok insan olabilir gündüz varsın bir bakmışsın gecenin sabahı
yoksun!
Ulan aldığımız nefes bile emanetken bu kadar kasılmak, ulaşılmazlık neden?
Bugün telefonlara bakanların, çay getirenlerin, kapı açanların önünden
ardından yürüyenlerin, el etek öpenlerin çok olabilir ama unutma yarın hepsini
kendin yapacak yalnız yürüyeceksin.
Kasılmayı adet haline getirip görmezden gelenler duymadığın telefonları, cevap
vermeye tenezzül etmediğin yazışmaları, sosyal medyada burnunuzdan kıl
aldırmamaları günü geldiğinde keşkelerle mumla arayacaksın!
Yetki ve makam sarhoşluğu fani olanı ebedi sanmaktır.
Ne oldum delisi olanların sarhoşluğu inanın gerçek sarhoştan daha tehlikelidir.
Ne olursan ol
Kim olursan ol

Seçilmiş veya atanmış kim olursa olsun kişisel kabiliyet ve gayretle yol alan iz
bırakıp hatırlanır, çok kasılan kısa süre sonra yol alıp unutulur.
Ben makamların değer katıp yücelttiği insanları da gördüm oturdukları makamı
önemli hale getirerek kişiliğiyle, karakteriyle makamına değer katıp üstüne hayır
duası alanları da tanıdım.
Çevrenize bakın kişi makamdan ayrıldıktan sonra da aynı ilgi alakayı görüyorsa
demektir ki o makama değer katmıştır.
Yok, eğer, o makamdan uğurlandıktan sonra, yüzüne bakan yoksa makamdan
aldığı değerle kendisini avutmuştur.
Makamdan dolayı değer görüp kendini değerli sananlar aslında makamdan
dolayı ilgi gördüğünü unutup avunurlar. Bu tipler makamdayken sosyal
medyada bile paylaştığı gönderilere atılan beğeni ve coşkulu yorumları makam
gidince asla bulamazlar. Çevrenize bakın mutlaka bu örnekle uyuşan birileri
vardır veya olacaktır.
Ne diyelim makamlara renk katanların sayısı artsın.
Ne diyelim makamlarda kendi benliğiyle, kendi başarı ve donanımıyla,
fikirleriyle, kendi insanlığıyla ön plana çıkanların sayısı artsın.
Ne güzel demiş: Ömer bin Abdülaziz İmadüddin “Devlet; insanlara iyiyi, doğruyu
ve güzeli göstermek için vardır, birilerinin para, makam ve şöhret elde etmesi
için değil.“
Yazımı Dücane Cündioğlu’na ait bir sözle noktalıyorum.
Kibir ‘büyüklenmek’ demek, gurur ise ‘aldanmak’.
Büyüklenen aldanır ve böylelikle eleştirilerden yararlanma yeteneğini yitirir.
Kibrin sonu gurur, gururun sonu hüsrandır.
Hüsranın sonu olmaz, hakkı verilirse hüsran başlangıçtır
Kalın sağlıcakla,

  Bu yazı 2865 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • HABER ARŞİVİ
    YUKARI